İnovasyon Sürecinde Fikirlerin Değerlendirilmesi

Şirketler için inovasyon sürecinde önemli bir etken de etkin bir şekilde uygulanabilir ve değere dönüştürülebilir fikirleri seçebilmektir. Disney’in 1970’lerdeki “Gong Show” televizyon programı bu anlamda önemli bir örnektir. Bu programda, yılda 3 kere toplanan Disney yöneticileri, bir fikri olan herkesi dinlemekteydiler. Belirli bir süre içerisinde 40’a yakın kişiyi dinleyen grup, tartışmaları sonucunda bunlar arasından en önemli fikirleri seçmekteydiler. O dönemde Disney’in başkanı olan Peter Schneider’a göre, Disney’in birçok animasyon filmi ve perakende mağazaları bu oturumlarda ortaya çıkmıştır. Benzer bir şekilde Google’da her hafta bir kaç defa yeni fikirlerin değerlendirildiği ve yeni Google araçlarının ortaya çıkarıldığı toplantılar yapılmaktadır.

Günümüzde bir çok şirket, böyle bir fikir seçme ve değerlendirme kriterine sahip değildir. Ancak şeffaf bir seçim süreci sistematik bir inovasyon sürecinin olmazsa olmazlarındandır. Şirketlerde seçim yapacakların önüne 80-100 fikir gelir ki belki de bunlardan sadece 1 veya 2 tanesi işe yarar niteliktedir. Burada hem bu 1-2 fikri belirleme, hem de diğer fikir sahiplerinin motivasyonlarını kaybetmemeleri ve doğru kaynakların bu fikirlerin gelişimlerine aktarılabilmesi için çeşitli kriterlerin ve tanımlanmış bir sürecin varlığı önemlidir. Bu kriterler genellikle ortaya konulması kolay olmayan, şirketin yapısına, sektörel faktörler ve kültürel-çevresel öğelere bağlı olarak değişebilir. Burada önemli olan çalışanların fikirlerinin adil bir şekilde değerlendirileceğini bilmesi ve böyle bir güven ortamının sağlanması, kriterlerin basit ve hatırlanabilir olması ve şirketin tamamı tarafından anlaşılmış olmasıdır. Örneğin Bank of America yeni fikirleri uygulanabilme potansiyeli, beklenen etki, müşteri memnuniyeti ve getiri potansiyeli gibi çeşitli boyutlarda 0-5 skor aralığında değerlendirmektedir. En az kriterin ortaya konması kadar, seçici kurulun oluşturulması da kilit bir öneme sahiptir. Kurulun belirlenen kriterleri değerlendirebilecek kapasiteye sahip olmaları, kendi kriterlerinin eksik kalabileceği noktaları görebilme yetileri, yeni fikirlerin gelecekte etkilerini öngörebilmeleri ve bir güven ortamı oluşturabilmeleri kritik noktalardır.

Kaynak: İnovasyonun Renkleri