Yenileşim-İnovasyon ve Ticarileştirme

ABD merkezli McKinsey Danışmanlık şirketinin 2010 yılında bilgisayar ortamından gerçekleştirdiği yenileşim-inovasyona ilişkin anket çalışmasının sonuçları yayımlandı. Dünya çapındaki şirketlerden toplam 2.240 yöneticiyle bilgisayar ortamında yapılan bu çalışma 13 ve 23 Temmuz 2010 tarihleri arasında yapılmış. Anket yapılan kişilerin tüm sektörleri ve sanayi dallarını, tüm bölgeleri, farklı alanlardaki uzmanlıkları ve yöneticilerin tecrübe düzeyini temsil ettiği vurgulanmakta.

Küresel ekonomik krizin ardından işletmeler tekrardan büyümeyi hedeflemekte. Bu hedefle eşanlı olarak görünen gerçek; işletmelerin inovasyon yönetimine yaklaşımları ve inovasyon yönetiminin önünde varolan güçlüklerin pek değişiklik göstermediği. İşletmelerin kriz sonrasında büyümeye tekrar odaklanmaları sonucunda inovasyonun bir kez daha öncelikli hedeflerden biri haline geldiği izlenmekte. En son döneme ait McKinsey Küresel Anket sonuçlarına göre, yöneticilerin %84’ü inovasyonu işletmelerinin büyüme stratejisi içinde en önemli bileşenler arasında saymakta. Araştırma sonuçları ayrıca işletmelerin iyi fikirlerin geliştirilmesi ve bu fikirlerin ürünlere ve hizmetlere dönüştürülmesi yaklaşımının krizden önceki dönem ile karşılaştırıldığında az miktarda değiştiği gözlenmekte. Uygun insan kaynağının bulunması, işbirliklerinin desteklenmesi ve risk alma, inovasyon sürecinin en başından sonuna kadar örgütlenmesine ilişkin hususlar hissedilir bir biçimde işletmelerin başetmesi gereken alanlar kategorisinde karşılarına çıkmakta. Geçmiş son bir kaç yıllık dönemde yapılan araştırma sonuçlarına göre, başarılı inovasyon süreçlerinin önünde bulunan engellerin değişmediği, yönetimlerin de bu engelleri aşabilmek adına yapabildiklerinin sınırlı kaldığı ortaya çıkmakta.

Biraz daha pozitif içerik barındıran gelişmelere baktığımızda, araştırma sonuçları bazı yöntemler salık vermekte; bunların da bir biçimde işlemelerin inovasyonda daha başarılı olabilmelerinin önünü açtığı ortaya çıkmakta. Özellikle işletmelerin inovasyonun stratejik planlama çalışmaları içinde daha fazla entegre olduğu ve önceliklerin belirlenebilmesi ve ürünlerin ticarileştirilmesi için  süreçlerin daha formal hale getirildiği izlenmekte.

a. Büyüme ve İnovasyon

Araştırmaya katılan işletmelerin neredeyse tamamına yakını araştırmanın yapıldığı dönem ve sonrasında büyümeyi yeniden düşünmekteler. Yanıt verenler içinde en büyük grup olan %41’lik kesim için büyümenin odağında halihazırda mevcut olan ana iş konularına odaklanma sözkonusu. Sadece yüksek teknoloji sanayi alanındaki yöneticilerin yanıtlarında bazı farklılıklar sözkonusu. Buna ek olarak, daha fazla sayıda yönetici yeni ürünler, yeni hizmetler ve mevcut pazarlardaki yeni müşteriler aracılığıyla organik büyümeyi hedeflemekte. Yeni piyasalara odaklanarak veya birleşme ve satınalmalarla büyümeyi hedefleyenlerin oranı diğer gruptan daha düşüktür.

 

b. İnovasyonu Yönetmek

Araştırmaya katılanların %55 gibi bir bölümünün verdiği yanıtlara göre işletmelerin kendi klasmanında bulunan diğer işletmelerden inovasyon konusunda daha iyi olduğunu savundukları görünmekte. Kendi içinde tutarlı olduğu görünen bir diğer akım ise; %55’ten çok daha düşük oranda bulunan yanıt veren kitlesi, işletmelerinin başarılı inovasyon için gereksinim duyulan belirgin süreçleri ve taktikleri sıklıkla uyguladıklarını vurgulamıştır. Bu süreçler arasında; atılım yapmaya dönük fikirlerin ortaya çıkarılması, doğru fikirlerin seçimi, prototipleme ve yeni iş geliştirme alanlarının belirlenmesi bulunmakta. Işletmelerin bir pazara girdiklerinde adaptasyon-uyumlanma alanında en iyi olduklarını söyleyenlerin oranı %58’dir. Geçmiş araştırma sonuçlarında da görüldüğü gibi yöneticiler en çok fikir üretiminin doğru zamanda gerçekleştirilmesi konusunda zorlandıklarını vurgulamışlar. Bu konuda hangi aşamada yeni fikirlerin durdurulup diğer aşamaya geçileceğine dair bir zorluğun olduğunu düşünmekteyiz.

Temelde en çok zorlanılan konunun örgüt yapısı olduğu ortaya çıkmakta. Yöneticilerin %42’lik bir bölümü tarafından organizasyonla ilgili inovasyonlarda yapılacak iyileştirmelerin inovasyon performansı açısından en büyük farklılığı yaratacağı belirtilmekte. Önem sırasına göre inovasyonu desteklemek için uygun bir iklim yaratmanın ilk sırada yer aldığı, ardından az bir farkla örgütlenmenin geldiği; diğer önemli aşamaların ise sırasıyla yeni iş alanlarını ticarileştirme başarısının, ürün ve hizmetlerin ticarileştirilme başarısının ve doğru fikirlerin seçimin ve fikirleri barındıran portföyün iyi yönetiminin kıstaslar arasında olduğu görülmekte.

Inovasyon yönetimine ilişkin verilen yanıtların sonuçlarına göre işletmelerin inovasyon için geliştirilen belirgin taktikleri iyi uygulamadıklarını belirtmişlerdir. Sadece %27’lik bir bölüm iş dünyası liderlerini formal bir biçimde inovasyona karşı sorumlu-yükümlü-mesul-hesap sorulabilir konuma oluşturabilmekte çok veya çok fazlasıyla etkin hale getirebildiklerini belirtmekte. 


 
Büyümenin başlangıcında olan işletmelerde dahi, ki bu kesimde inovasyon yüksek öncelikli alanlardan biri olarak algılanmaktadır, sadece %34’lük bir kesimin iş liderlerinin inovasyona ilişkin yükümlülük üstlendiklerini belirttikleri görülmekte.

Stratejik planlama sürecinde inovasyon için gerek duyulan formal önceliklerin oluşumunda etkin olan işletmelerin oranı yaklaşık üçte bir’dir. Bu oran 2007 ve 2008 yıllarında yapılan araştırma sonuçlarına göre bir iyileşmenin olduğunu göstermekte. Planlama sürecinin bir parçası olarak inovasyonu öncelikler arasına alan işletmelerin, kendi kategorileri içindeki diğer işletmelerden inovasyon bağlamında daha iyi performans göstermeleri, planlamada inovasyonu önceliklendirmenin önemini ortaya koymakta.

 

c. Piyasalara Giriş

Yöneticilerin sadece %39’luk bir bölümü, işletmelerinin yeni ürünleri ve hizmetleri ticarileştirmede başarılı olduklarını belirtmiş. 2007 yılına ait çalışmada da ticarileştirme önemli bir konu başlığı olarak gündemdeydi. Özellikle en büyük başedilmesi gereken alanlardan birinin hangi yenilikçi fikirleri dikkate alarak yola devam etmenin olduğu vurgulanmıştı (%43 oranına ulaşan bir dilim).  Buradaki en önemli kritik konulardan biri formal karar verme sistemleri sürecinin eksikliğidir. Yöneticilerin %23’lük bir bölümü fikirden ticarileşmeye giden yolda varolan karar mekanizmalarının formal bir biçimde yönetim toplantılarının gündemine alındığını belirtiyor. Yüzde 33’lük bir bölüm ise bu tip kararların departmanlar veya iş fonksiyonları/birimleri özelinde alındığını belirtmekteler. Sürpriz olmayan bir sonuç ise; yöneticiler bu kararların alınmasında ellerinde yeteri kadar gerçek veri-bilgi eksikliğinden ve belirsizlik düzeyinden endişe ettiklerini belirtmiş. Aynı kanı 2007 yılında gerçekleşen anket için sözkonusu olmuş.


 
             d. Kurumsallaşmanın Etkisi


 
Formal bir örgütün yapılanmamış olması inovasyon bağlamında karşı karşıya kalınan ortak sorunlardan biri. Örgütle ilgili olarak yöneticilerin iki konunun altını çizdikleri görülmekte: Ar-Ge ve pazarlama arasındaki ilişki ve bir firkin bir prototipe dönüşümünde ihtiyaç duyulan sürecin kendisi. Fikrin başarılı bir biçimde ticarileştirilmesinde insan kaynaklarının ve mali kaynakların birbirine uyum içinde organize edilmesini en önemli liderlik ve örgütsel güçlük alanları olarak tanımlamakta.

Kurumlarda değişim ve değişimin yönetimi kolay değildir ve sürdürülebilir bir biçimde gerçekleştirildiğinde bir başarı olarak algılanmalıdır. Bu gerçekle birlikte, çok sayıda kurumun performanslarını iyileştirmek için diğer alanlara odaklandıkları görülmekte. Araştırmaya katılan yöneticilerin %44’lük bir bölümü tedarikçileri ve teknoloji şirketleriyle ortaklıkları denedikleri ve daha başarılı olduklarını, %39’luk bir bölümü ise inovasyon süreçlerinin içine müşteri görüşlerini aldıklarını ortaya koymakta.


 
      e. Geleceğe Bakış

• Inovasyon için formal-örgüt içinde resmen kabul edilmiş öncelikler yaratabilen kurumların yöneticilerinin daha başarılı oldukları ortaya çıkmakta. Bu kurumların başarı için bazı taktikler geliştirdikleri ve bunlara bağlı kaldıkları bilinmekte. Alınan bu sonuçlara göre; bu tip bir yöntemi henüz benimsememiş olan kurumların formal stratejik içerikli inovasyona ilişkin önceliklerini belirlemeleri amacıyla basit adımları atmaları salık verilmekte..

• Doğrudan inovasyona ilişkin belirlenmiş olan süreçler ve destek sistemleri ile bağlantılar örgütsel etmenler arasında çözüm gerektiren önemli alanlar. Her geçen zaman diliminde çevre koşullarının daha da karmaşık bir ortamı birlikte getirmesine rağmen kurumların bu konuda emek sarfetmelerinin inovasyonda başarı olasılığını da artırdığı değerlendirilmekte…

• Organizasyon bünyesinde fikirden sonra ticarileşmeyi başarabilmek için iyi bir ilişkiler ağının oluşturulması gerekli. Inovasyonla ilgili tüm fonksiyonların bu ilişkiler ağına katılması sözkonusu. Hem inovasyonu doğrudan ilgilendiren Ar-Ge departmanı ve hem de dolaylı katkısı olan destek fonksiyonları gibi (bilişim teknolojileri gibi).. Ancak çok sayıda kurumun bu kademeye ulaşmadığı gözlenmekte…

 

Kaynak: Capozzi, M., Gregg, B., Howe, A. (2010); McKinsey&Company Global Survey Results: Innovation and Commercialization, 2010.

Sabancı Üniversitesi Ulusal İnovasyon Girişimi / Bilgi Pınarı