Sektörler:

Çağrı Türü:

Kelime:

Lost ve Kalabalıklar

Ve nihayet bitti. Arkasında yüzlerce soru bıraktı, 6 yıldır soluksuz izleyenleri çıldırttı, teori üretenlerin hevesleri kursaklarında kaldı ama bitti.

Lost son on yılın fenomen haline gelmiş en başarılı dizilerinden biriydi. Tüm bu başarısını ise TV karşısındaki kitleden ziyade İnternetteki kalabalıkları peşine takabilmesine borçlu.

Bu kalabalığın gücünü keşfetme sırası sizlerde. İnternette sizin adınıza işlerinizi yapmak isteyen ve hiçbir ücret talep etmeyen devasa bir kitle var. Bu kitle, dijital ortamda her türlü işinizi yapmaya hazır. Yeter ki siz bu kalabalığa severek yapacakları bir iş fırsatı oluşturun.

Lost, TV sektöründe bu anlamdaki en başarılı örneklerden biri. Hani Midas’ın kulakları eşek kulağı diye bağıra bağıra söylentinin yayılmasına sebep olmuş ya berber, yabancılar buna “Word of Mouth” diyorlar. Yani söylentinin ağızdan ağza yayılması, yani bedavaya PR.

Milyonlarca dolarlık ilk bölüm bütçesinden sonra tüm dünyada herkesin birbirine tavsiye etmesi, internet sitelerinin yaygarası ve söylentiler ile hızlı bir şekilde artan seyirci kitlesine kavuştu. Ve haliyle dünyanın farklı ülkelerinde yüksek telifler ödenerek aynı anda yayınlama çabası. Elbette yalnızca tanıtım değil, aynı zamanda başarılı bir CRM faaliyeti de yürüttü bu siteler. Siz müşterilerinizin ilgi odaklarını, yaş gruplarını ve ürünlerinizden hangileri ile daha çok ilgilendiklerini öğrenmek için binlerce dolarlık yazılımlar kullanıyor, dev bütçeli anket ve saha çalışmaları yaptırıyor olabilirsiniz. İnternetteki binlerce forum tüm bunları yine bedavaya Lost dizisi için yaptı. Yalnızca dizi için açılan Lostpedia, yüzbinlerce kişinin buluşma noktası oldu. Burada herkes teoriler üretti, dizide beğendikleri karakterler için oy kullandılar, Lost’un sırları ile ilgili bilgilendirmeler yaptılar. Sezon sonlarında uzun aralar veren dizinin hayranlarını sürekli tetikte tutan bu siteler, farklı kaynaklardan sızan bilgileri, çekim görüntülerini, yapımcıların ve senaristlerin son yorumlarını paylaştılar. Dizinin yapımcılarının ve senaristlerinin bunlardan etkilenmediklerini, sezonların uzatılmasında bu yoğun ilginin ve beklentilerin etkili olmadığını söylemek yanlış olur. Literatüre “Crowdsourcing” olarak geçen bu yeni kavram aslında çok yeni değil. Muhtemelen insanlık tarihi kadar eski. Topluluklar, herhangi bir ücret almadıkları halde, yalnızca sevdikleri ve aidiyet duygusu hissettikleri için bir işi yapmaya gönüllü oluyorlar. İnternet bu akımın tepe noktasını oluşturuyor. Çünkü kalabalıkların bu mecrada daha iyi organize olabilme ve düzenli bir iş yapabilme imkânları var. Türkiye’de kimi kurumlar bunu çok iyi kullanmaya başladılar bile. Örneğin Turkcell abonelerinin hazırlamış oldukları ve turkcelliningucu.com adresine gönderdikleri reklam filmleri. Böyle bir projeyi yalnızca kendi kaynaklarınız ile üretmeye kalkışsanız muhtemelen ciddi bir fatura ile karşılaşırsınız. Ancak yüzlerce abone gönderdikleri bu videolar sayesinde Turkcell’e ciddi bir kampanya sağlıyorlar. Önümüzdeki dönemde crowdsourcing ya da kalabalıkların gücü, ticaret, siyaset ve pazarlama dünyasında daha fazla yer alacak gibi görünüyor. Daha çok kuruluş, farklı sesleri dinlemek, kuruma katkı vermelerini sağlamak için bu yöntemi tercih edecek. Bakalım ilerleyen süreçte Türk firmaları bu imkanı nasıl kullanacaklar.

Bu arada ne olacak Lost’un hali mi diyorsunuz? Kalabalıklar burada da imdadımıza yetişiyor. Size tavsiyem, bağımsız olarak hazırlanmış alternatif sonlara göz atın, alternatif senaryoları okuyun ve kalabalıklara karışın. Daha çok cevap bulacaksınız.

Murat Yıldız

Kaynak: http://www.computerworld.com.tr