CORNELIA DEAN
The New York Times, 22 Temmuz 2008
”If You Have a Problem, Ask Everyone”
http://www.nytimes.com/2008/07/22/science/22inno.html
Bir kimyacı olan John Davis beton konusunda uzmandır. Örnegin, beton sürekli
karıştırılıp, titreştirilirse, kalıbına dökülünceye kadar donmayacagını bilmektedir.
John Davis, bu bilgisini, binlerce mil uzaklıktaki, beton konusuyla ilgisiz gibi görünen
bir sorunun çözümüne yönelik kullanmıstır. Betonun sürekli titresimini sağlayan
cihazların, Alaska’daki depolama tanklarındaki petrolün donmasını engellemek için
uyarlanabileceğini öngörmüstür. Alaska’daki The Oil Spill Recovery Institute (Petrol
Kayıplarını Önleme Enstitüsü ?) bu fikri için kendisine 20.000. USD ödemistir. Bu
kimyacı ve Enstitü, InnoCentive sirketi aracılıgı ile bulusmuslardır. Bu sirket, sorunları
olan kurumlar ile bu sorunlara çözüm üretebilecek kisiler arasında baglantı
kurmaktadır ve üretilen çözümler için nakit ödüller vermektedir. Sirket, bir
görevlendirme ücreti ve eger sorun çözülürse, ödülün yüzde 40’ı kadar bir “çözüm
ödemesi” almaktadır.
Bilgi teknolojileri kuramcısı ve Xerox Palo Alto Arastırma Merkezi’nin eski
yöneticilerinden John Seely Brown’a göre bu süreç, “popüler kültürde tüketimden
katılımcılıga dogru internetin etkilesimli özelligi ile gerçeklesen önemli bir sıçramadır.”
Bu uygulama, “açık kaynak bilim” olarak da adlandırılmaktadır. Bu ad, başkaları
tarafından gelistirilebilmesi amacıyla yazılım kaynak kodunun genel erisime açılması
anlamına gelen açık kaynak yazılım kavramından esinlenilmistir.
Bu yaklasım, gün geçtikce daha çok ragbet görmektedir. Bulusçular, internet
üzerinden aya gitmekten (space.xprize.org/lunar-lander-challenge) yapay et icat
etmeye (www.peta.org/feat_in_vitro_contest.asp) kadar farklı becerileri için ödül
yarısmaktadır.
Bu yıl, Howard Hughes Tıp Enstitüsü ve Washington Üniversitesinden arastırmacılar,
biyolojinin en karmasık sorunlarından bir tanesi olan proteinlerin katlanma biçimlerini
çözümleyebilmek amacıyla, Foldit adlı bir bilgisayar oyununu oynamak üzere
bilgisayar oyuncularını ise almaya baslamıslardır.
Bunun yanı sıra, geçen yıl yayınlanan bir raporda; Amerikan Arastırma Konseyinin
yaptırdıgı bir çalısma sonucunda, bilimsel çalısmalara finansman saglayan Amerikan
Bilim Fonu’nun ekonomik, sosyal ve diger sorunlara yönelik, önemli bir program olan
“Daha karmaşık buluşlara teşvik Programı”nın ilk adımı olarak; “farklı alanlar” için
ödüller verilmesini önermislerdir.
(Bu rapor, www.nap.edu/catalog.php?record_id=11816 adresindedir).
Cumhuriyetçi baskan adayı Arizona Senatörü John Mccain, fosil yakıtların yerini
alabilecek, küçük boyutta, yeterince güçlü ve ekonomik bir bataryayı icat edene,
devletin 300 milyon USD ödül verecegi vaadinde bulunmuştur.
Bilimsel başarılara ödül verilmesi yeni bir konu değildir.Harvard Business School’da
ögretim görevlisi olan ve InnoCentive şirketi üzerinde çalısmalar yapmış olan Prof.
Karim R.Lakhani,yüzyıllardır bilimsel basarıların ödüllendirildigini belirtmistir. Buna bir
örnek,18.yüzyılda saat imalatçılıgı yapan John Harrisondur. Harrison İngiliz
parlamentosunun ödülünü kazanmak için (yüksek basınçta) su altında çalıŞabilen bir
saat icat ederek deniz derinliginin ölçülmesi sorununu çözmüstür.
Ancak, Dr. Lskhani ”laboratuarlar ve AR-GE çalısmalarının, bilginin birikimi ve
kullanımının saglanması” iddiasını sürdürmekte oldugunu, ancak InnoCentive gibi
açıkkaynak modellerin gösterdigi gibi baska yaklasımların da bu konuya katkısının
olacagını belirtmistir.
InnoCentive sirketinin baskanı Dwayne Spradlin, sirketin 250 sorunu çözdüĞünü ve
bu çözümler için 10.000-USD LE 25.000USD araŞında ödüller verildiğini belirtmiştir.
Internet sitesinde (www.innocentive.com) belirtildigi üzere elde edilen basarılar; deri
bronzlasması için bir birleşim, yontma sırasında yasanan kırılma sorununu çözmek
için geliştirilmis bir yöntem, ve tuğla yapımında kullanılan bir mini-karıstırıcı gibi
degisik konularda oldugu belirtilmistir. Mr. Spradlin,”evinizde var olan bir ya da birkaç
ürünün bizim network’ümüzde icad edilmiş olmasının ihtimali yüksektir.” şeklinde bir
açıklama yapmış ve “Procter & Gamble sirketinin bazı ürünlerinin InnoCentive
Network’de icad edilmis oldugunu” belirtmistir.
Spradlin, “InnoCentive’in 2000 yılında ilaç sanayi devi Eli Lilly sirketinde yeni fikirlerin
gelişmesi amacıyla e.lilly adyla başladığını” ve çalısanların çözemediği sorunların
kendilerine aktarıldıgını belirtmistir. Baslangıçtan itibaren sonuçların çok iyi oldugunu
söyleyen ve kendileriyle is yapan sirketlerin buraya aktardıkları sorunların 3’te 1’inin
çözüldügünü ve sirket içinde yapabileceklerinden daha az maliyetle sonuç
alındıgını belirtmistir. Sirket, çözüm üretenlerin 175 ülkede bulundugunu ve üçte
birden fazlasının doktora düzeyinde oldugunu belirtmektedir. Parayla motive
olmalarının yanı sıra ”önemli problemleri” çözmeyi istemekte oldukları belirtilmistir.
Sirket, Amerikanın Waltham sehrindeki ofislerinde çalısan bir grup bilim adam ile
çözüm arayanlar ve sorun çözenlere yardımcı olmaktadır. Sirket, sorunların daha
açık ve detaylı olarak ifade edilmesi için çalısmakta ve çözüm üretmeye çalısanlara
rehberlik yapmaktadır.
Şirketin çalısmalarınını inceleyenler sorunların belirgin olarak ifade edilmesinin
InnoCentive’in çalısmaları için çok önemli oldugunu belirtmislerdir. Dr. Lakhani ,”eger
kansere bir tedavi bulun.” seklinde bir ifade ile sorunu tanımlarsanız bir çözüm
bulamazsınız. Ancak,sorunları “modüler sorular” seklinde parçalayabilirseniz (Belirli
kosullarad uygulanabilecek uygun bir biyolojik isaretleyici bulun gibi) sonuç
alabillirsiniz”
Çözümün herhangi bir yerden gelebilecegi düsüncesi ve özellikle konuyla ilgisiz
görünen kisilerin anahtar rolü önemlidir. Dr. Lakhani, InnoCentive çalısmasının
bulgularından bir tanesini, “Bir sorun, çözümü için çalısan kisinin uzmanlıgından ne
kadar uzak ise çözüm için o kadar sans oldugunu ve özellikle belirli bir konudaki
uzmanlık bilgisinin veya araçlarının baska amaçlarla uygulanmasının bu olasılıgı
arttırdıgını” olarak belirtmistir.
Örneğin, beyin, biyolojik bir sistem olarak düsünülebilir. Ancak, bazı beyin problemleri
biyolojik bir yaklasımla çözülemez. Bu durumda, örnegin, sorunu elektrik
mühendisligi yaklasımı ile incelemek, farklı bir bakıs açısı getirebilir. Bir elektrik
mühendisi konuyu ele alacak ve “ste sorunun çözümü budur.” diyecektir. Kendilerini
nöroloji uzmanı olarak düsünmeyecek, ancak, sorunu elektrik mühendisliği bakışı ile
ele alacaktır.
Araştırma programı yönetici Scott Pegau, yakıtların akıskanlıgı probleminin , konunun
dısındaki bir kisi tarafında çözüldügünü söylemis ve “Bu sorunun, sektör içinden
birileri tarafından kolayca çözülebilseydi, bugüne kadar çözülmüs olacagını”
belirtmistir. Sektör içinden bulunamayan çözüm yerine, bir kimyacı olan John Davis,
konuya bir arkadasının hazır beton tesisinden edindigi bilgiyle yaklasmıstır.
Bu yönde önemli bir unsur, organizasyonların öncelikle alısılmadık yenilikçi
yaklasımlara tesvik edilmesidir. Rockefeller Vakfı baskan yardımcılarından Maria
Blair, InnoCentive sirketinin bu yaklasımı nedeniyle vakfın ilgisini çektigini belirtmistir.
Maria Blair, Vakfın, InnoCentive sirketiyle 18 aylık bir ortaklık programının sonuna
yaklastıgını söylemis ve bugüne kadar görünen sonuçlara göre, ortaklıgın basarılı
olabilecegini belirtmistir. Bu yönde, günes enerjisi ile isleyen flas veya oda
aydınlatmasında kullanabilecek, güvenilir, dayanılıklı bir ısık kaynagının gelistirilmesi
amacını örnek göstermiştir.
Bu amaca yönelik çözümün Yeni Zelanda’dan bir bilim adamından geldigini ve bu
cihazın su anda Çin’de üretilmekte oldugunu belirtmistir. Blair, amaçlarının, sivil
toplum kuruluslarını InnoCentive platformuna çekmek oldugunu eklemistir.
InnoCentive sirketinin baskanı Dwayne Spradlin, kar amacı gütmeyen kurumların
Innocentive ödemelerinden bir süreligine muaf olacaklarını, ayrıca, Rockefeller Vakfı
baskan yardımcısı Maria Blair de vakfın bu yönde yardım yapabilecegini belirtmistir.
Ancak, birçok sivil toplum kurulusunun entelektüel sermaye hakları ve ilgili konularda
zorluklar yasadıgını da eklemistir. InnoCentive, kısmen entellektüel sermaye
konularıyla da ilgilenmektedir. Bu yönde, çözüm üreten kisiler, kimlikeri gizli tutulan
problem sahiplerine, buluslarının tüm haklarını devrettikten sonra ortaya konan ödülü
almaya hak kazanmaktadırlar.
Harvard ögretim üyesi Dr.Lakhani, bazı sirketlerin, problemlerini ortaya koymakla
rakiplerine çok önemli bilgiler verme riskiyle karsı karsıya olmaktan endise ettiklerini
belirtmistir. Diger bir korkunun da, “bir çözüm üreticisinin, ise yarar bir çözüm
ürettkten sonra, ödülü reddedip kendi adına patentini alıp, problemini ortaya koyan
sirketin kullanımı engellemesi” oldugunu eklemistir. Ancak, Dr.Lakhani, bugüne kadar
bu tip sorunlarla karsılasmadıgını da belirtmistir.
Buna karsıt olarak Foldit yarısması,bir gönüllü uygulamasıdır. Bu proje,
Rosetta@home olarak baslamıstır. Bu projede, bütün dünyadaki bilgisayarların, bos
zamanlarının, proteinlerin ve her yasayan canlı için yasamsal olan amino asit
zincirlerinin sekillerini belirlemek için gereken çok miktardaki hesaplamaları yapmak
için kullanılmıstır. Bu moleküllerin çalısma sekilleri, protein zincirlerinin katlanma
biçimlerinin hesaplanması, biyolojinin en önemli konuları arasındadır.
Foldit projesinde,oyuncular, degisik katlama yöntemleriyle, internet üzerinde protein
tasarlayacaklar ve arastırmacılar bu tasarımların ilaçlarda kullanıma uygunlugunu
test edecekler. Foldit projesini tasarlayan arastırmacılar, sonuçların çok ilginç
olacagını, çünkü oyunu oynayanların, protein katlama konusunda herhangi bir egitim
veya laboratuar deneyemi olmaması nedeniyle tamamıyla bagımsız olarak
davranacaklarını vurgulamaktadırlar.
Washington Üniversitesinde bir bilgisayar mühendisi olan Zoran Popovic, ”Bu
projedeki asıl amaçlarının sıradan insanların bu oyunu oynamaları ve sonunda Nobel
ödülüne aday olmaları” oldugunu belirtmistir.
InnoCentive sirketinin baskanı Mr.Spradlin’in, sirketinin gelecegi konusunda çok
yüksek hedefleri var. 2011 yılında, InnoCentive katılımcılarının en azından 10.000
soruna çözüm üreteceklerini öngörüyor.
Dwayn Spradlin, ”Sorunları olan sirketler ve örgütlerin gidecekleri ilk adresin
InnoCentive olmasını bekliyorum” demektedir.
Çeviren: Erdal TEKİN, TAI Sistem Analisti