Yeni Nesil Şirketler

İşletme kavramı 100 yıl kadar önce hayatımıza girdi ve bürokrasi, hiyerarşi, iş hedefleri, iş tarif ve süreçleri gibi tanımlar oluştu. Yıllık bütçe, yatırımın geri dönüşü, proje ve marka yönetimi gibi yönetim araçları ise son 30- 40 yılın icatlarıdır.

Bugün bütün dünyada işletmeler sıkıntı içindedir. Çoğu kurum karsızlığı çaresiz olarak kabullenmiş, çalışanları isteksiz ve gönülsüz, inovasyonlarm hayata geçmesi ise mümkün olmuyor, sistemin çarkları zorlukla dönüyor. Çalışanlar sevmediği işleri yaparak, imkânsız hedeflerin peşinden koşmak gibi bir zorlama içerisindedir.

İşletmelerin, artık iyi işlemediğini herkes görüyor ama çoğunluk bunun geçici bir durgunluk olduğunu ve yakın gelecekte eski güzel günlerin yeniden geleceğini düşünüyor?

Artık bu organizasyonların mevcut yapılarıyla yönetilmeleri, verimli olmaları, kar üretmeleri her geçen gün daha zorlaşmaktadır. Yaşadığımız küresel ekonomik krizden çıkış işletme anlayışında yapılacak "devrimle" mümkün olacaktır.

Geçtiğimiz yıl 35 ünlü yönetim gurusu toplanıp, işletme anlayışında nelerin değişmesi gerektiği konusunda bir beyin fırtınası yapıp, aşağıdaki maddeler üzerinde fikir birliğine vardılar.

1. Yönetimin görevi sadece işletmenin çıkarını sağlamak değil daha büyük bir toplumsal hedefi gerçekleştirmek olmalıdır.

2. Yönetim anlayışı mekanik ve insanlıktan uzak olmak zorunda değil. Daha iyi bir yönetim anlayışı için Psikoloji, Biyoloji, Siyaset ve Din Biliminden yararlanılmalı.

3. İşletmelerdeki hiyerarşi anlayışı hastalıklı yapılar doğurmuştur. Şirketlerin bu özürden hemen arınmaları gerekir.

4. Şirketlerde korku kültürü yerine güven kültürü oluşturulmalıdır. Kontrol yöntemleri gözden geçirilmeli ve yeniden yazılmalıdır. Çalışanlara daha fazla özgürlük ama yanında daha çok hesap verme sorumluluğu yüklenmelidir.

5. Otokratik liderler zamanın ruhuna uymayan liderlerdir. Liderin sosyal sistemleri kuran bir mimar olması, inovasyonu ve işbirliğini yüreklendiren bir işlevi üstlenmesi gerekir.

6. Organizasyonlarda çeşitliliği artırmak ve farklı görüşler ve aykırı düşüncelere yaşama hakkı tanıyan bir kurum kültürü yaratmak gerekir.

7. İşletmenin stratejisinin oluşturulmasında güçlü olanın hayatta kalması ilkesinden yararlanmak ve Birden fazla stratejinin aynı anda hayata geçmesi ve sürekli denemeler ile ayakta kalan başarılı stratejinin uygulanması için hızlı karar veren, esnek bir yönetim anlayışı gerekir.

8. Şirketlerde devasa departmanlar yerine; küçük, esnek, hızlı uyum gösterebilecek ve gerektiğinde birbirine eklemlenecek yapılar kurmak gerekir.

9. Yönetimler doğaları gereği, geçmişin başarılı uygulamalarını bugün de devam ettirme eğilimindedir. Bu da çoğu zaman işletme üzerine işlerliği kalmamış uygulamaları tekrar etmek gibi bir yük getirir. Geçmişin baskısından ve alışkanlıklardan kurtulmak gerekir. Neredeyse bütün işletmelerde statükonun baskısı yenilikleri engellemektedir.

10. Hedef belirlemede yönetim her zaman sorumluluk üstlenmelidir ama işletmenin tamamı hedef belirlemeye katkı vermelidir. En yararlı içgörü en ön saflarda çalışanlardan elde edilir. Bunlardan yararlanılmalıdır.

11 . Bugün birçok şirket hala departmanların tekil başarılarına prim vermektedir. Oysa şirket toplamda başarılı değilse herhangi bir birimin başarılı olmasının anlamı yoktur. Şirket içinde her bölümün ve herkesin ortak bir kaderi paylaşması gerekir. Yaratıcı çalışmaları ödüllendirecek sistemler kurulmalıdır.

12. İşletme içinde, bilgiye herkesin ulaşacağı, şeffaf bir yönetim oluşturulmalıdır. İnovasyon, şirketin en ön saflarından başlatılan bir süreç olduğuna göre, çalışanların bütün bilgilere ulaşabilmeleri ve her birinin karar alabilecek yetkiye sahip olması gerekir.

13. Şirket içinde fikirlerin birbirleriyle yarışacağı bir ortam yaratmak tepe yönetimin en önemli görevidir. Şirketin bir fikir borsasına ihtiyacı vardır. Bu borsanın şirket siyasetinden arınmış bir şeklide işlemesini ve bilgi demokrasisi içinde derinleşmesini sağlanmalıdır.

14. İlerleme ve İnovasyon birbirine zıt seçeneklerden bir tanesi seçmekle değil, birbirlerine zıt gibi görünen hedefleri aynı zamanda gerçekleştirebilecek sistemler kurmakla gerçekleşir. Şirketlerin; kısa ve uzun dönem hedefleri ile şirket ve toplum çıkarını gözetecekleri çözümler üretmeleri gerekir.

15. Çalışanların ortak bir amaca bağlı olarak işbirliği içinde çalışmaları, şirketin en önemli varlığıdır. Çalışanlar; yaptıkları işte anlam bulmak isterler, sadece para kazanmak yerine daha üstün bir amaca hizmet etmek ve şirketin kaderine yön vermek isterler. Yönetimin amacı birlik ruhunu oluşturmaktır.

16. Şirketlerin çoğu günlük dilde kullanılmayan ve İnsanları yaptıkları işten soğutan bir dil kullanırlar. Çalışanlar ruhuna hitap eden; "adalet", "sevgi", "gerçek", "onur", "güzellik" gibi sözcüklerden anlar. "Yatırımın iç verimlilik oranı" gibi bir amaç kimi harekete geçirebilir ki?

Ekonomik krizlerin iyi tarafı değişimi zorla hayata sokmalarıdır. İstesek de istemesek de değişim yaşanacak. Canımız yanacak ama sonunda sistem kendini yenileyecek. Mevcut iş yapma biçimlerimiz, üretim ve tüketim ilişkilerimiz değişecek.

Önce değişen dünyayı kavrayan ve bu zamanın ruhunu anlayan birkaç girişimci çıkacak ve yeni şirket anlayışını hayata geçirip başarılı olacak. Sonra her zaman olduğu gibi yeni nesil şirketin başarısı daha geniş kesimler için model olacak.

Bu girişimci neden siz olmayasınız, neden sizin şirketiniz olmasın?

 

 

Kaynak: Cumhur Aral / Ulaştırma Dünyası