İNOVASYON
Tina Seelig
Çeviren: Nuray Önoğlu
Kuraldışı Yayınları
2010 / 184 sayfa
Tina Seelig, Stanford Üniversitesi'nde öğretim üyesi Sinirbilimi uzmanı ama şu anda, mühendislere girişimcilik ve inovasyon dersleri vermek dahil çok çeşitli alanlarda faliyet gösteriyor ve işin buralara kadar gelmesi, kendi deyişiyle 'anlatması çok uzun bir hikâyenin sonucu'. Bu uzun hikâye boyunca Seelig kaçınılmaz olarak pek çok deneyim yaşamış ve yaşadıklarından dersler çıkarmış. İnovasyonda çıkardığı bu dersleri paylaşıyor bizlerle.
Kitabın yazım serüveni de, esasen, oğlu için yazmaya başladığı bir listeyle başlamış. Oğlu on altı yaşına bastığı zaman; çok geçmeden evden ayrılıp üniversiteye gideceğine ve kendi hayatını kuracağına aymış ve 'keşke vaktiyle bunları bilseydim' diye düşündüğü şeylerin bir listesini yapmaya başlamış; oğluna vermek üzere.
İnovasyon'u sürükleyici bir romanı okurcasına okuyorsunuz. Gerçek hikâyelerle bezenmiş bunlar yalnızca gerçek olmakla kalmayan, çok ilginç ve ilham verici hikâyeler. Seelig'in yaratıcılık dersleri vermesine şaşmamalı; gayet yaratıcı bölüm başlıkları var Hayatta olmaz, Mühendislik Kızlara Göredir, limonataları Helikopterlere Dönüştürün ve Silikon Vadisinin Gizli Sosu gibi Bölüm başlıklarına bir anlam veremiyorsunuz başlangıçta ama bölümü okuyup bitirdikten sonra her şey yerli yerine oturuyor. Kitapta hikâyeleri anlatılan kişilerin tamamına yakını ünlü ve başarılı insanlar.
Fakat öyle durduk yere ünlü ve başarılı olmuş insanlar değil; benzerlerinin arasından sıyrılıp önemli işler başarmış kişiler. Seelig onlardan bahsederken 'hepimiz ünlü ve başarılı olmalıyız' türünden bir önermede bulunmuyor, yalnızca onları benzerlerinden ayrı kılan şeylere odaklanıyor. Başarılı olmanın anahtarları nedir diye anlamaya çalışarak. Kitap tedavülden kaldırılmaya çalışılan, 'out' ilan edilen pek çok kavramı hayatin ve başarılı olmanın olmazsa olmazları arasına koyuyor Dayanışma, işbirliği yapma, nezaket, hatasını kabul etme ve özür dileme.
Seelig hayatimiz boyunca dönüp dolaşıp aynı 50 kişiyle karşılaştığımız kanısında, "Dünyada elli kişi vardır" diyor. Bazen üstümüz, bazen astımız konumunda olur bu insanlar. Birlikte spor yaptığımız veya kursa gittiğimiz biri patronumuzun ya da eşimizin arkadaşı çıkar. Bu yüzden düzgün davranmak, insanları incitip hırpalamamak, işten ayrılırken bile birlikte çalışklarımızı zor durumda bırakmamak esastır; insani olarak gereklidir ve üstelik ilerde yolunuza çıkar. Çok olumlu bir sicili kötü bir ayrılışla berbat edebilir, o kadar parlak olmayan bir sicili de doğru düzgün ayrılmayı becerdiğiniz için daha parlak hale getirebilirsiniz; üstelik bu yalnızca işten ayrılmalarda değil, her alandaki ayrılmalarda böyledir...